Anasayfa Kültür Klonlanan İlk Türk Koyunun Adı Nedir?

Klonlanan İlk Türk Koyunun Adı Nedir?

6
0
Klonlanan İlk Türk Koyunun Adı Nedir

Klonlama Nedir?

Geçmiş zaman teknolojisi düşünüldüğünde hayal gibi gelen çoğu gelişme, günümüz teknolojisinde gerçekleşmiş durumda. Sadece bilim dünyasında değil toplumsal yaşamda bilinmesi gereken çalışmalar ise genel kültür niteliği taşımaktadır. Bilimin her geçen saniye, daha da ilerlediği herkes tarafından kabul edilen bir gerçekliktir.

Klonlama işlemi düşünüldüğünün aksine, bir canlının tüm özellikleri aynı olacak şekilde kopyalanması değildir. Bu kapsamda dünyaya gelen tek yumurta ikizlerinin birbirinin klonu olduğu düşünülürdü ve araştırmalar bu yönde olurdu.

Klonlama işlemi tüm bunlara ek olarak, özgün ve benzersiz bir DNA hücresinin çoğaltılması anlamına da gelmektedir.

Bilim İnsanları Hangi Canlıları Klonlamaya Çalışmıştır?

Dünya da ilk klonlama işlemi, 1972 yılında bilim insanlarının kurbağa üzerinde yaptığı çalışmalarla başlamıştır. 1993 yılında Amerika Birleşik Devletleri tarafından yapılan bir çalışmada ise embriyo hücreleri ayrıştırılarak aynı özelliklere sahip iki farklı zigot elde edilmiştir.

İzleyen yıllarda ise çeşitli araştırmalar ve deneyler yapılmıştır. Birçoğu ise başarılı olmuştur. Başarısız sonuçlanan deney ve araştırmaların ise bilimin ilerleyen yolunda ışık kaynağı olduğu bir kesinliktir.

En uzun süre yaşayan klonlama işlemi ise, klonlanan ilk canlı olan Dolly olmuştur. Dolly isimli koyun ortalama yedi yıl yaşamıştır.

Türkiye’de İlk Klonlama İşlemi

Türkiye’de ilk klonlama işlemi İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi tarafından gerçekleştirilmiştir. İstanbul Üniversitesi, klonlama işlemi için 2007 de çalışmalara başlamıştır. Klonlanan ilk Türk koyun olan Oyalı 2007 yılında üniversite bünyesinde dünyaya gelmiştir. Geçilen günlerde yaşamını kaybeden Oyalı ortalama üç buçuk yıl yaşamıştır. Ölüm nedeni ise uzmanlara göre akciğer enfeksiyonu olarak saptanmıştır.

Bu çalışmanın Türk bilim insanlarına ışık olacağı gibi, Türk bilim tarihinde ise çığır açacağına inanılmaktadır. İstanbul Üniversitesi bünyesinde yapılan bu çalışmaya, TÜBİTAK ve devlet katkısı sağlanmıştır.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz